el greco'ya mektup
: 7.0 /10 ( 1 Üye)

meral @meral

nikos kazancakis 1883 te girit'te doğmuş. "giritlilik" her hücresine işlemiş. yaşama sevgisi, sevgiye, iyiliğe özlemine rağmen; aşırı milliyetçi, "düşmanlara" karşı da hınç dolu olduğunu söyleyebiliriz. bunları otobiyografik el greco'ya mektuplar'dan anlıyorum. milliyetçiliğini daha önce kaptan mihalis ve yeniden çarmıha gerilen isa romanlarında hissettiysem de bu kitapta olduğu gibi rahantsız edici olmamıştı.

"giritli"liği benimsediği en önemli kimlik olduğundan, kitabı kendisi gibi girit'de doğup 20 yaşından sonra toledo'da yaşayan ressam el greco'ya hitaben yazmış.

kazancakis'in baba tarafı korsan ve savaşçı barbar araplardan, anne tarafı ise toprakla uğraşan uysal giritlilerden yani "elen" (yunanlı) den gelmektedir. kazancakis, hayatının her döneminde hayata karşı duruşunda daha çok baba tarafının, zaman zaman da anne tarfının izlerini taşır ve bunu derinden duyumsar.

girit'teki köyü megalo kastro'da okumayı öğrendiği andan itibaren azizlerin hayatını anlatan kitaplarla büyülenir. daha ilkokula başladığı yıl, gemiyle uzak diyarlara giderek aziz olmak ister, limana gider, girişimi bir balıkçı tarafından engellenir. bu dönemden başlayarak mistizm, azizler, isa hayatı boyunca aklında ve kalbindedir. liseyi okuduğu dönemde arkadaşları ile dünyayı kendi bulundukları yerden başlamak üzere değiştirmek için bir birlik kurarlar. olanlar ona yetmemektedir. hep yeni soruları, ardından gidecek gerçekleri ve yapılacakları vardır. üniversiteyi okumak üzere atina'ya gider. bu defa sorunlarını isa değil bergson cevaplar. daha sonra gittiği paris'te nietzche, buddha, daha sonra lenin ve son olarak da odisseus onun rehberleri olurlar. sorular sorar, tanrı'yı arar sürekli, manastırlarla dolu bir adada, çölde, kudüs'de, moskova'da... ona göre herkes çarmıha gerilir ve yeniden dirilir. bu yolda kişi çarmıhını sırtında taşır, yol zorludur, ancak kaçış yoktur. yeniden dirilmek için sürekli mücadele gereklidir. kazancakis de mücadeleci bir ruhtur. hayatı yokuştur, yokuşu çıkmaktır. çarmıhını - sorularını sırtında taşır ve ona isa, buddha, lenin, odisseus yardım eder. sonunda onu yeniden diriliş bekler. bu yolda, onu etkileyen bir başka isim de zorba'dır. zorba ona yaşamayı öğretmiştir, yemeyi, içeyi, santur çalıp dans etmeyi, konuşmayı, sevmeyi, gülmeyi..... "kağıt faresi" olmayı değil, yaşamın içinde olmayı, doyasıya yaşamayı göstermiştir. olgunluk döneminde onu konu alan "zorba" romanını yazmıştır.

girit'teki mezar taşında şunlar yazmaktadır. "hiçbir şey ummuyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum, özgürüm..."

şahane kitap...

27 Ağustos 2007 23:35

Şah @Şah

kitap bir otobiyagrafidir aslında..yazar kendi hayatını bizlere anlatırken bir çok fikri akımı da izah eder.. bir de gençlere öğüt veren bir havası vardır..
eniştem girit'ten sürülmüş bir türk'tü.. ve büyük işkencelere maruz kalmışlardı..beni balkona oturtur insanın neden vatanını sevmesi gerektiğini anlatırdı..orda yaşadığı üzücü yıllar çok şükür ki kısaymış zira buraya geldiklerinde 10 yaşındaymış.. bu adamın giriti ile benim eniştemin girit'i arasında çok fark var..
dinsizdi eniştem.. sevmezdi dinlerin hiçbirini.. hepsinden çekmişti çünkü..ağır koministti ve de.. koministlerin de vatan sever olduğunu o öğretti bana.. ama vatan sever olmanın devletin yaptığı her şeye boyun bükmek olmadığını da.. düşünüyorum da şimdi bana lenin'i mao'yu stalin'i nazım'ı kısık sesle anlatır sakın başka yerde anlatma bebeğim kendine sakla derdi.. bir de her gün elime 2 lira verir bunları çok iyi biriktir bir gün ihtiyacın olur mutlaka derdi..yoksulluk, siyasi kavgalar, kötü muameleler, fikrini bile gizlice anlatma gereği..
işte bu kitap o yılları ve eniştemi hatırlattığından önemlidir benim için..içindeki milliyetçi tarafa razı gelirseniz 1-2 satırda çok şeyde öğretebilir aslında..
iyi okumalar

17 Kasım 2013 16:52

nikos kazancakis

Kitap Adı
zorba
Yayınlanma Tarihi
1984
Kullanıcı
Görüntüle