kürk mantolu madonna
: 9 /10 ( 77 Üye)

madviper @madviper

bir gecede bitirilmeden bırakılamayan kitap. oğuz atay'ın tutunamayanlar'ını ve dostoyevski'nin beyaz geceler'ini okuduysanız size çok tanıdık gelir anlatılanlar. satır aralarında kimi zaman oğuz atay'ı görürsünüz, kimi zaman dostoyevski'yi. raif efendi'de bazen selim ışık'ı hissedersiniz, maria puder'de ise nastenka'yı.

raif efendi'nin maria puder'le tanıştıktan sonra şu anlattıkları insanın önce içini aydınlatır, "ben bu duyguları çok iyi tanıyorum," dersiniz. ama sonra siz de yanarsınız raif efendi gibi:

"halbuki şimdi her şey değişmişti. bu kadının resmini gördüğüm andan beri geçen birkaç hafta içinde, ömrümün bütün senelerinden daha çok yaşadığımı hissediyordum. her günüm, her saatim, uyuduğum zamanlar bile dopdoluydu. bana sadece yorgunluk veren uzuvlarımın değil, ruhumun da yaşamaya başladığını, içimde haberim olmadan bekleşen üstü örtülü derin tarafların da birdenbire meydana çıkarak bana fevkalade cazip, kıymetli manzaralar arzettiklerini görüyordum. maria puder bana bir ruhum bulunduğunu öğretmişti ve ben de onun, şimdiye kadar rastladığım insanlar arasında ilk defa olarak, bir ruhu bulunduğunu tespit ediyordum. muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı, ama birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi. bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu... biz ancak o zaman sahiden yaşamaya, -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk. o zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbiriyle kucaklaşmak için, her şeyi çiğneyerek birbirine koşuyordu."

26 Nisan 2007 17:22

siya @siya

mutlaka okunması gereken sabahattin ali romanı.aşk üzerine yazılmış en iyi kitaplardan biri. okudukça okuyasınız gelen cinsten, bir kaç defa okuyacağınız, cümlelerin yanına kurşun kalemle ufacık çizik atacağınız cinsten. daha önce sabahttin ali okumamış, okuyup da sevmemiş bir insan dahi bu kitabı baş ucuna koyabilir.

26 Nisan 2007 17:42

chloé @chloé

maria puder ile raif.
puder bir gün bir resim yapar.
raif bu resmi galeride görür..
"biz ancak o zaman sahiden yasamaya, -ruhumuzla yasamaya- basliyorduk"

26 Nisan 2007 17:53

vega @vega

sabahattin alinin bütün kitapları gibi bu kitabı da harika..raif efendinin bomboş ve umutsuz geçen hayatı bana da tutunamanlardaki karakterleri hatırlattı..kitap çok güzel..sinemaya aktarılsa ne güzel olur aslında..okumanızı tavsiye ederim..

26 Nisan 2007 18:25

sarhoşbalık @sarhoşbalık

İnsanın hayat akışını etkileyebilen bir kitap. İlk defa ne zaman okudum hatırlamıyorum ama sonrasında yaşantım değişti. yıllar boyu kürk mantolu madonnanın karşıma çıkmasını bekledim. sabahattin ali yarattığı maria karakterini psikolojik çözümlemelerede başvurarak öyle bir anlatıyor ki size ister istemez etkisinde kalıyorsunuz. hele bir de sizde de biraz raiflik varsa hiç kurtuluşunuz yok. anlatmakla bitmez bu kitap ama şu kadarını söylebilirim bu kitabı okumayan birinin aşka dair bildikleri eksiktir.

26 Nisan 2007 18:26

tuyanaz @tuyanaz

raif efendi'nin pek de renkli geçmeyen hayatının, rengarenk bir aşk sayesinde nasıl da ''yaşanası'' hale geldiğini gözler önüne koyan, güzel sebahattin ali kitabı.. hikaye ömür boyu aşk tabirinin, aslında zamanla değil, içte yaşatılınanla ilgili olduğunu ve bazen küçücük bir zaman diliminde geçen gerçek yaşanmışlığın, bir ömre nasıl da yayılabileceğini de gösterir okuyucularına.. özellikle öyküyle ilgilenenler, sebahattin ali'nin bu güzel eserini mutlaka okumalı, hatta başucu kitabı yapmalıdır..

26 Nisan 2007 19:28

Trinity @Trinity

daha geçen hafta okudum, birkaç saat içinde bitirdim, sonra da 'neden bu kadar zamandır ben bu kitabı okumadım' diye şaşırdım..
kitabın en başlarında, artık yaşlanmış olan raif efendiye dışarıdan bakıyoruz: suskun, yorgun, suratında yalnızlık ifadeleri olan bir adam.
daha sonra anlatıcı raif efendinin günlüğünü alır, ve o günlükle beraber genç raif'le birlikte almanya'ya, o uçsuz bucaksız aşkı yaşadığı yere gideriz.
raif sergilerde, galerilerde aylak aylak gezerken kürk mantolu bir kadın portresine aşık olur ve hergün gelip saatlerce resmi izlemeye başlar.
resimdeki maria puder'le tanıştıktan sonra kendini imkansız bir aşkın içinde bulur, ama durumdan şikayetçi değildir, maria'nın yanında olması, onun sesini duymak, gülüşünü görmek, raif için yeterlidir..

aşkın şiddetini, saflığını, bazen herşeyin değişebileceğini, mucizeler olabileceğini, bazen tüm yaşantınızın tek bir anda yerle bir olabileceğini, ve aslında zamanın hiç birşeyin ilacı olmadığını anlatan güzel bir kitap..

26 Nisan 2007 19:48

ezoterist @ezoterist

valla ben romandaki raif efendiyi saftirik buluyorum; ayrica gerceklerden kopmus biri; bir kadina asik olup butun hayatimi maffetmeye degmez insanlarin seni ezmesine izin vermekte zayifliktir ayrica, boyle insanlara özenipte acimaya degmez ask dediginiz sey genclikte olur yasli birinin asik oldugunu gordunuz mu degmeyecegini bilir cunku, herseyin menfaat oldugunu insanoglunun nankorlugunu bilir kendi disinda kimseyi dusunmeye degmeyecegini bilir. hayatta guzel seylerde var boyle pislik seylerin oldugu gibi. bir kadina asik olup olene kadar ceset gibi yasamaya degmez boyle kitap kahramanlar1n1n etkisinde fazla kalmamaliyiz bence

03 Mayıs 2007 00:40

tubakyel @tubakyel

tek kelimeyle lezzetli bir eser.tekrar tekrar okunması lazım gelir,tadını damakta bırakır

06 Mayıs 2007 22:53

yeşilmişik @yeşilmişik

insanın okurken, erkekler kadınlar hakkındaki düşüncelerinde maria yı haklı bulduğu, raif efendinin sabrına hayran olduğu bir kitaptır. ayrıca okurken ilk dikkatimi çeken ise, raif efendinin maria nın ilk önce suretine, güzelliğine aşık olması öyleki kendisi yanına gelip konuştuğunda tanıyamamasıdır ki bu da erkekler üzerine ciddi bir yorum getirebilir. ayrıca (burası kitabı okumamışlar için sonunu içerdiğinden okumasanız iyi olur dediğim kısım) maria öldükten sonra ölebilmesi ise, o zamana kadar devam eden kavgasının nihayet huzura kavuşmasının sembolu gibi gelir bana.
çok hüzünlü bir aşk hikayesidir,raif efendinin tüm ömrünü bir aşka vakfetmesi romantik gelse bile aslında çok acıklıdır. sabahattin ali nin bu romanı daha uzun yazabilmiş, insanların davranışları kadın erkek ilişkileri üzerine daha fazla yorum yapmış olmasını dilerdim açıkçası, tadı damağımda kaldı derler ya aynen öyle.

08 Mayıs 2007 16:24

sabahattin ali

Kitap Adı
kuyucaklı yusuf
Yayınlanma Tarihi
1980
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
içimizdeki şeytan
Yayınlanma Tarihi
1974
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
hep genç kalacağım
Yayınlanma Tarihi
2016
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
değirmen
Yayınlanma Tarihi
1994
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
sırça köşk
Yayınlanma Tarihi
1975
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
yeni dünya
Yayınlanma Tarihi
1966
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
çakıcı'nın ilk kurşunu
Yayınlanma Tarihi
2016
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
bütün öyküleri 1
Yayınlanma Tarihi
1997
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
bütün öyküleri 2
Yayınlanma Tarihi
2016
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
canım aliye, ruhum filiz
Yayınlanma Tarihi
2016
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
markopaşa yazıları ve ötekiler
Yayınlanma Tarihi
1998
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
kamyon - seçme öyküler
Yayınlanma Tarihi
2016
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
hasan boğuldu
Yayınlanma Tarihi
-
Kullanıcı
Görüntüle