cam hançer
: 5.0 /10 ( 1 Üye)

asenam @asenam

şiddet ölümleri insanları büyüler. philip'i sarsardı bu tür ölümler. bu konuda fobisi vardı. daha doğrusu, kendisi o duyguya bu adı takmıştı. cinayete ve tüm öldürme biçimlerine, yaşamın savaşlarda kayıtsızca, kazalarda mantıksızca son bulmasına karşı bir fobi. gerçek yaşamda, beyazperde ve ekranda, kitaplarda şiddet iticiydi. çocukluğunda arkadaşları oyuncak tabancalarla ölüm oyunları oynadıklarından bu yana, yıllardır hep böyle hissetmişti. bu duygunun ne zaman başladığım da, onu neyin başlattığını da bilmiyordu. işin garip yam philip'in korkak ya da mızmız biri olmayışıydı. diğer insanlardan daha çok ya da az korktuğu söylenemezdi. ne var ki doğal olmayan ölümlerle ilgilenmediği gibi dehşetin çekiciliğinden de etkilenmezdi. bu tür olaylar ona hangi biçimde sunulursa sunulsun kendini geri çekip uzaklaşmak olurdu tepkisi. bunun normal olmadığını biliyordu. fobisini saklar, ya da saklamaya çabalardı.

başkaları televizyon seyrederken o da onlarla birlikte seyreder, öyle gözlerini falan kapamazdı. gazeteleri, kitaplan boykot etme yoluna da hiç yönelmemişti. yine de... ötekiler durumun farkındaydı... ama onun duygularına özel bir saygı gösterdikleri ileri sürülemezdi. nitekim, rebecca neave'den söz etmekten geri durmuyorlardı.

philip'e kalsa, rebecca neave'in kaybolması olayına hiç ilgi duymaz, o kız hakkındaki tartışmalara katılmazdı. televizyonu kapatmakla yetinirdi, o kadar. aslına bakılırsa herhalde televizyonu on dakika önce kapatmış olur, kuzey irlanda, iran, angola haberleriyle fransa'daki tren kazasını da dinlemekten kurtulurdu. kaybolan kızm güzel yüzü bir fotoğraf olarak ekranda gösterildiğinde bakmamış olur, gülümseyen dudaklan, güneşe karşı kısılmış gözleri, rüzgârın uçurduğu saçları görmemiş olurdu.

rebecca bir sonbahar günü öğleden sonra, saat üç dolaylann-da kaybolmuştu. çarşamba sabahı kız kardeşi onunla telefonda konuşmuş, sonra da bir erkek arkadaşı öğle sıralannda aramıştı onu. yeni bir arkadaş. henüz dört kere çıktığı biri. daha sonra bir daha sesini duyan olmamıştı. bir komşu onu oturduğu binadan çıkarken görmüştü. üzerinde parlak yeşil eşofman, ayağında beyaz spor pabuçlar olduğunu söylüyordu. daha sonra onu gören de olmamıştı.

yüzü ekranda belirince fee, "bizim okuldaydı o kız" dedi. "zaten adı da tanıdık gelmişti. rebecca neave adını bir yerden duydum diyordum."

"ben hiç duymadım. rebecca diye bir arkadaşın olduğunu hiç söylemedin."

"arkadaşım değildi, cheryl. o okulda üç bin öğrenci vardı. herhalde onunla hiç konuşmamışımdır bile." erkek kardeşi bakmamak için kendini zorlarken fee ekrandaki yüze olanca dikka-tiyle bakıyordu. philip bu arada gazetesini almış, iç sayfalardan birini açmıştı. rebecca neave olayının sarkmadığı bir sayfayı. fee, "herhalde öldürüldüğünü sanıyor olmalılar" dedi.

ekranda rebecca'nın annesi gözüktü, kayıp kızının yerini bilenlerin haber vermelerini istedi. kız yirmi üç yaşmdaydı. mesleği yetişkinlere seramik dersleri vermekti. ama kazancı az geldiğinden, ek gelir olsun diye, bebek bakıcılığı ya da boş evi bekleme gibi hizmetler yapabileceğini duyurmuştu. belki de biri kızın ilanına ilgi duyduğunu söyleyerek telefon etmiş, rebecca o akşam için sözleşmiş, randevusuna gitmiş olabilirdi. daha doğrusu, annesi böyle olmuş olabileceği kanısındaydı.

22 Kasım 2013 20:18

asenam @asenam

kitabı hiç sevmedim. saçma bir konusu var. son zamanlarda okuduğum en kötü kitaptı. yazara iyi bir kitabından başlamadım sanırım.

03 Ocak 2014 17:56

ruth rendell

Kitap Adı
park cinayetleri
Yayınlanma Tarihi
2016
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
parola: mandarin
Yayınlanma Tarihi
2016
Kullanıcı
Görüntüle