doğu'ya yolculuk
: 1.0 /10 ( 1 Üye)

asenam @asenam

kendinden sonraki tüm bir sanat ve edebiyat dünyasını etkileyen hatta belirleyen, sembolizmin ve gerçeküstü- cülüğün öncüsü olarak nitelenen ve genç yaşta, tutulduğu bir melankoli nöbeti sonrası kendini asan nerval'in "doğu'ya yolculuk" isimli ünlü seyahatnamesi, ilk kez 'tam metin' olarak çevriliyor türkçe'ye...
yer yer gazeteci diliyle yer yer de sanatçı üslubuyla kaleme alınmış bu ünlü seyahatname, hem yazarı hem de gezdiği
coğrafyaları tanımak isteyenler için bulunmaz bir kaynak.

tanpınar'dan yahya kemal'e ve orhan pamuk'a dek pek çok yazar ve sanatçıyı etkileyen "doğu'ya yolculuk", başka dünyalara ve başka kültürlere uzanan ve geçmişi bugüne taşıyan görkemli bir kapı...

-tanıtımdan-

18 Mayıs 2014 13:08

asenam @asenam

kitap, 1840'larda geçiyor. eski istanbul ve ramazan gecelerini anlatarak başlıyor. seyyah, istanbul'un görünüşünü, gelenek ve göreneklerini olduğu gibi yazmış. ancak orada olduğu süre içinde sadece fotoğraf makinesi görevi yapmış. hiç bir türk'le arkadaşlık yapmamış. genelde barındığı, konuştuğu kişiler ermeni, rum ve frenkler :) dolayısıyla oranın kültüründen hiçbir şey anlamamış. mesela türklerin domuz yemediğinden bahsetmiş. bunun sebebini; müslümanların hint inançlarından etkilendiğini, domuzun insan yapısı ve karakterine çok benzediği için reenkarnasyonla tekrar dünyaya geldiklerinde insan olacaklarından dolayı domuz yemediğimizden bahsetmiş. bu yoruma çeviren bile itiraz etmiş nalaka diye. yani gitmiş görmüş tozmuş dolaşmış ama kültürden hiçbir şey anlamamış. karagözü seyretmeye gitmiş. ama hacivatı bilmiyor. karagözün dostu demiş ve oyunun basitliğinden bahsetmiş. ayrıca hayalgücüyle birşeyler uydurmuş. burda da çeviren itiraz etmiş. bir osmanlı kadınının onu yakışıklılığından dolayı içerde zorla alıkoyduğu ve evin basıldığı çünkü bizim kanunlarımızda gayrimüslim bir erkeği bir kadının eve alması yasakmış. sanki müslüman girebiliyor da. :) bunun sonucunda türk kadınına 50 sopa, yanında ki zenci hizmetçiye 25 sopa atılmış ve kendisi kurtulmuş. aynı şekilde bir hasekiyle olayı var ki hadi ordan dedirtiyor. ayrıca türklerin fransız dilini konuşmak zorunda olduğu gibi bir saçmalıktan bahsetmiş ki akıllara zarar. bu kadar saçmalığın arasında türkler ve istanbul için 1-2 iltifatı da yok değil. ama kurtarmadı. hatta padişah abdülmecit arabasıyla geçerken şapkasını çıkarıp selam verecek kadar anlamamış gezdiği yeri büyük seyyah. :) okunmazsa bir şey kaybedilmez yani.

19 Temmuz 2014 13:34

gerard de nerval

Maalesef henüz gerard de nerval ait eklenmiş başka bir kitap yoktur. Ekleyen olmak isterseniz Hemen Kitap Ekle