talaytaytan
: 8 /10 ( 1 Üye)

Jason Macandale @Jason Macandale

yanik et kokusu

o lanetli günde boş arazideki eski ahşap ev, içinde beş çocukla beraber çayır cayır yandı... bahar güneşi melun bir sis ile perdelendi, gökyüzünde kuşlar yerine alazlar ve küller uçmaya başladı, evin önündeki küçük meydan bir çölün kavurucu sıcaklığına sarındı… ve etrafa toplanmış halk, yanık et kokusunu duyuncaya kadar yalnızca itfaiyenin bir tatbikat için o evi yaktığını zannediyordu!

“ev eski olduğu için fareler basmış olmalı, yanan farelerin kokusu bu!” diye fikir yürüttü gençten birisi göğe yükselen kapkara dumanlara bakarak…

bir diğeri, alevlerin kızarttığı yüzüne yayılan memnuniyet duygusuyla, “evin çatısı yarasa yuvasıydı, sonunda kurtulduk bu iğrenç vampirlerden,” dedi.

yaşlı bir kadın küçümseyerek baktı diğer ikisine, “fareler de yarasalar da bu kadar kokmaz. ya bir kaç köpek vardı içeride ya da küçükbaş hayvanlar...”

mahallenin hercai kızı sakızını çiğnerken konuya dâhil oldu, “ay hiç biri değil ayol... bu ev periliydi, yananlar peridir, peri...”

mahallenin yaşlı imamı duruma el koymanın zamanı geldiğini düşünerek ağzını açmıştı ki kalabalıktan bir uğultu çıktı, hemen ardından uğultunun yerini hayret nidaları aldı ve araya bir kaç çığlık sesi karıştı...

alevlerin önünde, yüzü gözü dumanla islenmiş bir çocuk peydahlanmıştı, paniğin sebebi buydu. belki alevlerin içinden çıkmamıştı da o anın psikolojisi öyle algılanmasına sebep olmuştu. şaşkınlık taşıyan uğultular eşliğinde kocaman bir alev topuna dönmüş evin görüntüsü, ahaliye bu varlığın şeytan yahut cin olduğuna inandırmaya müsaitti. oysa gerçekte, siyaha boyanmış bir surattan bakan masmavi gözler dehşetle kocaman açılmıştı. büyük görüntülerin içinde küçük detaylara dikkat edilmediğinden, çocuğun gözlerindeki vahşet duygusu bir virüs gibi ahalinin tamamını sarıverdi.

hercai kız öyle bir çığlık attı ki, o meçhul çocuğu fark etmeyenler bile titredi korkuyla. en önde saf tutmuş yaşlı teyze kendini gerideki kalabalığın içine attı. diğerleri de teyzeyi takip edince öndeki insan seli arkadaki bendi yıktı. kimi yere kapaklandı, kimi yerdekinin üstüne basıp gitti. çığlıklar ateşin yerini aldı, inlemeler kulakları yaktı velhasıl bir yangın da ahalinin içine düştü.

yangın söndürme tatbikatındaki beş itfaiyecinin dikkatleri yanan evden, aniden hareketlenmiş ahaliye çevrildi. büyük paniğin hazin görüntüsü işlerini unutturdu ve öyle bir gaflete düştüler ki çatırdamakta olan evin sesini duymadılar. ateşten kalaslar itfaiyecilerin üzerine püsküren bir volkanın parçaları gibi yağdı. ateşe dayanıklı, dört katmanlı, nomeks kıyafetleri de kâr etmedi...

ev yanıp küle döndüğünde geride on iki ceset, onlarca yaralı vardı. beşi itfaiye eriydi, yedisi ise izdihamda ezilen üç küçük çocukla dört yaşlı... evin içinde yanan beş çocuk hariç...

alevlerden gelen meçhul çocuk ise yanan evin önünde, büyümüş ve donup kalmış gözbebekleriyle ateş tanrısı vulcano’nun heykelinden farksız öylece kalakalmıştı.

13 Ekim 2014 22:39

Jason Macandale @Jason Macandale

evet karakterimizin adı talaytay. daha sonradan şeytan isminin -tan eki eklenerek talaytaytan lakabını almış. kendisi ailesi ile yıldızı bir türlü barışmamış hem sosyopat hem de pyromanyak, 19 yaşında bir delikanlı. bu yaşına kadar kimseyi takmadan, sevgi görmeden, sevgi göstermeden büyüyen talaytay'ın hayatı, kendisinden hamile kalmak istediğini söyleyen tennure ile değişik. tennure son derece çirkin bir kadın olmasına rağmen, içindeki kötülük, hırs, özgüven gibi özellikleri talaytaytan'ı etkiler.

bu kitapta da yazarın kendine has dili dikkat çekiyor. sıkça kullanılan tevettür, tekamül gibi kelimelerin yanı sıra mühimsemek, alakalanmak gibi kelimeler kullanılmış. beyoğlu'nun arka sokaklarında geçen kısımlarda argo kullanımının sınırları zorlanmış.

kurgu yine güzel olmakla beraber bu sefer işin macera dozu biraz eksik kalmış. mezesi eksik rakı sofrası gibi. ancak yazarın, sevgi, sadakat, kötülüğün doğası, dinler üstü mistik kavramlar noktasındaki dokunuşları enfes. tek sıkıntı daha öncede söylediğim gibi günlük kullanımdaki kelimelerle değil, kendi lügatındaki kelimelerle anlatıyor olması. ben okur sayısının artmasının önündeki engellerden birinin bu olduğunu düşünüyorum.

02 Şubat 2015 23:28

mehmet mollaosmanoğlu

Kitap Adı
ata mezarlığı
Yayınlanma Tarihi
2016
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
cennet ayracı
Yayınlanma Tarihi
2016
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
çark
Yayınlanma Tarihi
2016
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
ataerkil
Yayınlanma Tarihi
2016
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
atahunalp urumgalatlı'nın amel defteri
Yayınlanma Tarihi
2016
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
kutsal adalet
Yayınlanma Tarihi
2016
Kullanıcı
Görüntüle
Kitap Adı
boğayı öldür
Yayınlanma Tarihi
2016
Kullanıcı
Görüntüle